Schering-Plough Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği
Allerjimvar.com
Allerji Nedir?Allerjik HastalıklarTanı   TedaviSık Sorulan Sorular  Allerji Sözlüğü
Allerjik Cilt Hastalıkları
Allerjik Cilt Hastalıkları

Ciltte kızarıklık, şişlik, kaşıntı, kabarıklık, kabuklanma gibi belirtiler allerjik bir hastalığın işareti olabilir. Bu belirtiler genellikle bağışıklık sisteminin allerjik cevabı (reaksiyonu) nedeniyle gelişir. Allerjik cilt hastalıkları çok farklı görünüme sahip olabilirler ve farklı nedenlerle ortaya çıkarlar.

Atopik dermatit (egzema): Ciltte kaşıntı, kızarıklık, kuruluk ve pullanma oluşturan, süreğen ve tekrarlayıcı bir hastalıktır. Kişiden kişiye bulaşmaz.

Atopi, kişinin allerjik reaksiyon gelişimine eğilimli olmasıdır ve genellikle ailesel bir özelliktir. Atopik dermatiti olan bir kişide ilerleyen yaşlarda astım ve allerjik nezle gibi diğer atopik hastalıklar ortaya çıkabilir.

Çocuk büyüdükçe ve erişkin yaşlarda egzema boyun, eller, dirsek iç yüzü ve diz arkasında görülmeye başlar. Kaşıma ve sürtme nedeniyle cilt kuru ve pullu bir hal alır.

Nedeni bağışıklık sisteminin dengesiz çalışmasıdır. Bağışıklık sisteminin bir bölümü aşırı aktivite gösterirken, bir bölümü yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle tekrarlayan cilt enfeksiyonları da görülmektedir.

Hastalığı tetikleyen özgül (besinler, çevresel allerjenler gibi) veya özgül olmayan etkenler vardır. Bu etkenler belirtilerin ortaya çıkmasına ya da kötüleşmesine neden olur.
Hastaların en belirgin şikayeti ciltte kaşıntı ve hassasiyettir. Kaşıntı gün boyu olabilirse de akşamları ve geceleri artar. Bu nedenle hastaların uyku düzeni bozulabilir.

Ne Yapmalı?
  • Cilt yüzeyi nemlendiriciler ile korunmalı
  • Kurutmayan (sindet türü yüzey aktif temizleyiciler) sabunlar kullanılmalı
  • Ilık su ile duş alınmalı
  • Sıkmayan pamuklu giysiler kullanarak yün ve naylon giysilerden kaçınılmalı
  • Yıkama sırasında yumuşatıcı kullanmamalı ve iyi durulamalı
  • Sıcak havalarda klima kullanılmalı
  • Semptomlara neden olan allerjen ve diğer faktörlerden kaçınılmalı
  • Tırnaklar kısa tutulmalı, uyurken pamuklu eldiven ve çorap giyilmeli
  • Güneşte fazla kalmaktan kaçınılmalı
  • Stres kontrol edilmeli
Ne Yapmamalı?
  • Cildi kurutan sabun ve kimyasallar kullanılmamalı
  • Cildi tahriş eden kimyasallar veya alkol içeren kozmetikler kullanılmamalı
  • Aşırı soğuk, sıcak, nemli veya kuru ortamda bulunulmamalı
  • Güneşte kalınmamalı
  • Çok sık duş alınmamalı
  • Duş alırken sabun, lif veya fırça kullanılmamalı
  • Duş alırken her defasında sabun yerine temizlik için sindet türü yüzey aktif temizleyiciler kullanılmalı

Ürtiker: Kurdeşen olarak da adlandırılan, etrafı kızarık ortası soluk, yüzeysel ve kaşıntılı cilt döküntüleridir.

Ürtikerde döküntü birden başlar. Kaşıntılı, ciltten kabarık, 2 milimetreden 30 santimetreye kadar ulaşabilen değişik boyutlarda ve şekillerde döküntüler söz konusudur.

Plak şeklindeki bu döküntüler genelde 20 dakika ile 3 saat arasında sürüp, iz bırakmadan kaybolur ve ardından başka bir bölgede yeniden çıkar.

Başlıca iki tipi vardır. Her iki tipte de döküntünün görünümü aynıdır. Sadece görülme süreleri farklıdır.

Akut Ürtiker: Plakların en fazla 6 hafta süreyle görüldüğü durumdur. Genelde bu süre sonunda kendiliğinden düzelmekle birlikte lezyonların olduğu dönemlerde ilaç tedavisi gerekir. Yetişkinlerde en sık görülen akut ürtiker nedeni ilaç reaksiyonlarıdır. Fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve diğer gıdalar da ürtikere neden olabilir.

Kronik Ürtiker: Bu döküntülerin en az 6 hafta süreyle her gün veya bir iki gün arayla ortaya çıktığı tablodur. Daha çok erişkinlerde görülür.

Kronik ürtikerli hastaların dikkat etmesi gerekenler:

  • Genel olarak kaba, sıkı ve yünlü giysiler giyilmemeli;
  • Ortam çok sıcak olmamalı;
  • Aspirin ve benzer ilaçlardan ve salisilat içeren besinlerden kaçınılmalı;
  • Stresten uzak durulmalı;
  • Sıcak suyla duş alınmamalı;
  • Soğuk ürtikeri olan kişiler yalnız yüzmemeli, soğuk bir ortama kontrollü
    olarak girmeli;
  • Güneş ürtikerinde güneşten koruyucu kremler kullanılmalı;
  • Eğer hasta çocuksa okuluna hastalığı ile ilgili bilgi verilmelidir.

Anjioödem: Ürtikeri oluşturan etken eğer cildin daha derin tabakalarını etkilerse anjioödem denen tablo ortaya çıkar. Cildin göz çevresi, ağız, genital bölge gibi gevşek bölgelerinde ortaya çıkan, sınırları belirsiz doku şişliği şeklindedir. Ürtikerle birlikte veya tek başına ortaya çıkabilir. Anjioödemde kızarıklık ya da kaşıntı yoktur; şişkinlik ve ağrı vardır.

Kontakt dermatit: Bazı maddeler ciltle temas ettiklerinde döküntüye neden olurlar. Bu tip döküntüler kontakt dermatit olarak adlandırılır. Bu döküntülerin bir kısmı bağışıklık sisteminin temas edilen maddeye alerjik reaksiyon geliştirmesi nedeniyle oluşurken, çoğunlukla allerjik olmayan ancak irritasyon nedenli olarak döküntüler ortaya çıkar.

İrritan kontakt dermatit, kaşıntılı olmaktan çok ağrılıdır. Tipik olarak allerjik reaksiyona neden olan maddenin cilde temas ettiği bölgede döküntü yapar. En sık rastlanan neden deterjanlardır. Bu nedenle hastalık çoğunlukla ellerde görülür. egzeması olan kişilerde kontakt dermatit gelişme riski daha yüksektir. Kimyasal maddeyle teması takip eden dakikalar içinde gelişir.

Allerjik kontakt dermatitte ise kaşıntılı, kızarık bir kabarıklık söz konusudur. Bu durumu en iyi anlatacak örnek, bir bitkiyle temas sonrası birçok kişinin başına gelmiş olan döküntüdür. Allerjik reaksiyona neden olan bazı bitkilerde bulunan “urusiol” adlı maddedir. Reaksiyon teması takip eden 24–48 saat sonra gelişir. Tedaviye rağmen tam olarak düzelmesi 14–28 gün sürebilir.

Nikel, kozmetikler, parfümler, saç boyası, lateksten üretilmiş giysiler / eşyalar da allerjik kontakt dermatite neden olabilirler. Bazen de cilde sürülen birtakım pomat ve krem formunda ilaçlar bu tip reaksiyona neden olabilirler.

Sayfa Başı

Bu sitedeki bilgiler, bir hekime ya da eczacıya danışmanın yerine geçemez.